Mercanların Deniz Altında Gece Yarısı Buluşması

Denizler altında, bizim göremediğimiz bir takvim işler.

Bazı geceler su sakinleşir, ışık değişir, Ay gökyüzündeki yerini alır ve mercanlar bekleyişe geçer.

Sonrasında ortalık hareketlenir. Aynı resifte yaşayan yüzlerce mercan kolonisi hep birlikte denize yumurta ve sperm bırakmaya başlarlar.

Ee, mercanlar yerlerinden kıpırdayamaz, mercanlar birbirlerini bulmak için yüzemez, evet mercanlar yan yana bile gelemezler.
Ama bunun yerine zamanı paylaşırlar.

Sonra deniz bir anda değişir.

Milyonlarca minik üreme hücresi suya karışır. Yukarı doğru yükselen bu renkli parçacıklar, suyun içinde bir kar fırtınası gibi görünürler.

Deniz altında kar yağar!


Deniz altında mercanların yakın çekim görünümü


Ama bu karın amacı güzellik değildir.

Amaç, birbirini bulamayan canlıların aynı anda buluşabilmesidir.

Çünkü mercanların bıraktığı üreme hücreleri yalnızca kısa bir süre canlı kalabilir. Aynı anda ve aynı yerde bırakılmaları, döllenme ihtimalini artırır.

Belki de bu yüzden mercanların hikâyesinde beni en çok şaşırtan şey, onların ne kadar güzel oldukları değil.

Zamanı ne kadar iyi bildikleri.


Mercanların toplu üreme anı


Yerlerinden hiç kıpırdamadan.

Ayı takip ederek.

Bir gecenin doğru anını bekleyerek.

Ve milyonlarca küçük yaşamı, denizin içinde yeni bir başlangıca bırakarak. Bu kısa buluşma, mercanlar için yeni bir yaşam döngüsünün başlangıcıdır.

Biz karada zamanı saatlerle ölçerken, denizin altında başka bir takvim işler.

Belki de mercanların bize hatırlattığı şey tam olarak budur:

Her buluşmanın bir zamanı vardır.

 

Afitap T.